Hz. Amos (as)
بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلاً مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ
“Senden önce de elçiler gönderdik; onlardan sana hayat hikâyelerini anlattıklarımız var, anlatmadıklarımız var. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir elçi âyet getiremez. Allah’ın buyruğu geldiğinde artık hak yerini bulmuştur ve ilâhî hakikatleri yok etmeye kalkışanlar hüsrana uğramışlardır.”
(Mümin 78)
Kuzey İsrail hükümdarlığı henüz Asur kavmi tarafından fethedilmemişken hükümdar Yarovam, kaybettikleri toprakları tekrar fethettikten sonra İsrailoğulları nefs-i hevesata meyletmişlerdi. Böyle bir devirde Allah-u Teâlâ sığır çobanlığı eden Hz. Amos(as)’a seslenip onu tebliğ ile vazifelendirdi.
Kavimlerin Suçu
Hz. Amos(as) çevre kavimlere peygamberlik ederek şöyle dedi:
“Şamlılar hezimete uğrayacak çünkü onlar günahlarını çoğalttılar bu sebeple onlar başka memlekete sürgün edilecekler.
Gazzeliler de suçlarından ötürü hezimete uğrayacaklar, çünkü onlarda günah üstüne günah işlediler, Edom kavmi gelip onları sürgün edecek.
Edom kavmi, Sur kavmini dahi sürgüne gönderecek çünkü onlar dahi hayırlı amel işlemekten hicap ettiler. Bu nedenle Sur kavmi yakılıp yok edilecek.
Edom kavmi dahi fenalıklarından ötürü sıkıntı içinde bırakılacak çünkü onlar da günahlarını çoğalttılar.
Ammon kavmi dahi hezimete uğrayacak çünkü topraklar fethetmek için gebe kadınların karınlarını deştiler, biline ki onların hepsi sürgüne gönderilecek.
Moav kavmi dahi suçludur çünkü onlar zalimlerdendir, zalimlikle insanları katlettiler.”
İsrailoğullarının Suçu
Hz. Amos(as) İsrailoğullarının Yahuda diyarında ikamet edenleri için de peygamberlik ederek şöyle dedi:
“Yahuda’lılar dahi affedilmeyecek çünkü onlarda diğer kavimler gibi büyük günahlar işlediler, şeriatimi reddedip sahte ilahlara secde ettiler, bu nedenle onları da sürgüne göndererek yakıp yıkacağım.”
Kuzey İsrail diyarı bereket içinde hayatlarını idame ederken Allah-u Teâlâ’nın şeriatından ayrılıp putlara secde ettikleri için Hz. Amos(as) onlara da peygamberlik ederek şöyle dedi:
“Kuzeyde yaşayan İsrailoğulları mahvedilecek
Çünkü onlar da günah işleyerek nefslerine zulmettiler.
Mümin kullarımı para için, fakiri bir çift çarık için sattılar.
Onlar fakir fukaranın hakkını gasp eder,
Mazlumun hakkını görmezden gelir,
Baba oğluyla beraber kendi kızıyla zina ederek ismime leke sürerler.
Ancak onları Mısır’dan ben özgür kıldım
Öyle ki bu diyarı onlara ihsan edeyim,
Ammonlular’ı onlar için ben yendim,
Onlara kırk yıl çölde ben yol gösterdim.
Evlatlarınızdan peygamberler çıkardım, rahipler atadım.
Oysa siz rahiplere şarap içirip yoldan saptırdınız
Peygamberlerime peygamberlik etmeyin diyerek zorbalık ettiniz.
İşte bu nedenle ben de sizi ezeceğim
Öyle ki cenk etmekten dahi korkacaksınız.
Tüm kavimler arasında sizi ben seçtim,
Bu sebeple günahlarınızın karşılıksız kalacağını mı sanırsınız?”
Hz. Amos'un Tebliği
Hz. Amos(as) Kuzey İsrail diyarını dolaşarak;
“Hakikati dinleyin!
Allah-u Teâlâ, kulu peygamberine sırrını açtıysa,
Söylediğini kesinlikle yapacaktır.
Eğer Halik-i Kâinat söylemişse
O halde peygamber nasıl olur da hakikati tebliğ etmez.
Dinleyin! Ey Kuzey İsrail diyarı!
Allah-u Teâlâ diyor ki
‘Savaş gönderip sizi mahvedeceğim’
Çünkü siz iman yolundan saptınız da
İsyan yoluna meylettiniz.”
Hz. Amos(as) hakikati tebliğ etse de Kuzeyde yaşayan İsrailoğulları tövbe etmedi, şeriate uymadı. Hz. Amos(as) günlerce aylarca kavminin arasında dolaşıp hakikati anlatsa da onu dinleyen çıkmadı.
Hz. Amos(as)’un bu şekilde tebliğ ettiğini duyan Amatsya adında bir rahip gelip “Ey Amos! Çek git buradan, Yahuda diyarına git ekmeğini oradan kazan, orada tebliğ et. Burası mübarek bir yerdir, senin burada işin yok” deyince, Hz. Amos(as) “Ben önceden ne peygamberdim ne de bir peygamberin evladıydım. Ben sığırlara çobanlık ederdim lakin Kadir-i Mutlak bana seslenip tebliğde bulunmamı emretti. Ancak bana ‘Tebliğde bulunma’ dediğin için bilesin ki eşin fahişe olacak, evlatların kılıçtan geçirilecek sen ise mübarek olmayan bir memlekette terk-i hayat edeceksin, bilesin ki bu kavim de kesinlikle sürgüne gönderilecektir” dedi.
Hz. Amos(as) tebliğ etmeye devam ederek;
“Kadir-i Hâkim diyor ki
‘Her yer cesetlerle dolacak,
Saraydaki türküler yerine ağıtlar duyulacak.
Dinleyin! Ey fakiri ezenler, mazlumları yok edenler!
Diyorsunuz ki ‘Şu gün gelse de iyice ticaret yapsak’
Veyahut ‘Falan gün gelsin de ölçeği küçültüp fiyatı arttırsak,
Hileli tartı kullanıp buğday yerine tozunu satsak’
Ancak dinleyin! Hz. Yakup(as)’un itibar ettiği Allah-u Teâlâ diyor;
‘Onların amellerini asla unutmayacağım,
Bu yüzden deprem olmayacak mı,
Herkes yas tutmayacak mı sanırlar?
O gün geldiğinde gündüz vakti güneş kararacak,
Bayramlarınızda yas tutacaksınız.
O gün fenalık bizi bulmaz diyenler kılıçtan geçirilecek’ ”
dedi.
Aslında Allah-u Teâlâ İsrailoğullarını sadece cezalandırmak niyetin de değildi. Fenalıklarından dönmeleri, günahlarından tövbe etmeleri için onları başka bir kavmin eline teslim etmekteydi. İsrailoğulları tedip edildikten sonra tövbe ederse yine onları kölelikten kurtaracağına dair Allah-u Teâlâ şu şekilde yemin etti:
“Ancak Yakup zürriyetini büsbütün helak etmeyeceğim,
İsrail’i kalburla eledikten sonra tekrardan toplayacağım,
Viran olmuş diyarı tekrardan onaracağım.
O vakit hâsıl olduğunda bütün kavmi sürgünden getireceğim,
Tarlalarını tekrar sürecekler, onları ait olduğu diyara tekrar dikeceğim.”
Kıssadan Hisse
Allah-u Teâlâ kimsenin helak olmasını istemezken günahlarından nedamet etmeyenleri tedip etmek için musibetlerin gelmesine müsaade eder. İsrailoğulları belli bir amaç için seçilmesine rağmen istedikleri gibi günah işleme hakkına sahip değildi. Onların seçilmesinin belli başlı sorumlulukları vardı. Lakin İsrailoğulları sorumluluklarını yerine getirip çevre kavimler arasında Allah-u Teâlâ’ya secde etmek yerine, nefslerine uyarak hezimete uğrayacakları bildirildiği halde fenalıklarından hicap etmediler. Allah-u Teâlâ’nın emirlerini bildiğim halde yapmamak da direniyor muyum? Allah-u Teâlâ’nın emirlerine riayet etmeyenlerin başına geleceği musibetlerden haberdar iken beni Allah-u Teâlâ’nın emirlerine riayet etmekten alıkoyan nedir?
Kaynakça
Zebur-u Şerif: Amos
Kur’an-ı Kerim: Mümin 78, Yunus 47, Nisa 164-165
Edom: Hz. İshak(as)’ın evladı Esav’ın zürriyeti
Sur: Lübnan’da yaşayıp denizcilik yapan bir kavim
Moav: Hz. Lut(as)’un büyük kızının zürriyetinden olanlar
Ammon: Hz. Lut(as)’un küçük kızının zürriyetinden olanlar