Peygamberlerin hayatı

Hz. İshak (as) ve Hz. Yakup (as)

Hz. İshak (as) ve Hz. Yakup (as)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم

وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ

“Ona(İbrahim’e), İshak’ı ve ayrıca da Yakup’u bağışladık
ve her birini salih kimseler yaptık.”

(Enbiya 72)

Hz. İbrahim(as) artık yaşlanmışken uşağına “İşte ben vefat etmek üzereyim. Vefat etmeden önce oğluma bir eş bulmalıyım. Oğlum İshak’a eş bulmak için Kenan diyarındaki putperestlerden birini seçme, akrabalarımın yanına git orada birini bul” dedi. Uşak, Hz. İbrahim(as)’in isteği üzerine yola koyuldu. Harran’a vardığında niyaz ederek dedi ki: “Ey Allah’ım beni muvaffak kıl, işte kuyunun başında beklemekteyim, kızlar buraya su çekmeye geliyorlar. Kızlardan birine testinden biraz su ver diyeceğim. Eğer her kim ‘Buyur efendim sen suyu iç, ben de develerine su vereyim’ derse bileceğim ki o kız senin efendim Hz. İbrahim(as)’in oğlu Hz. İshak(as)’a seçtiğin kızdır.” Allah-u Teâlâ uşağın duasını kabul etti.

Bir kızın geldiğini görünce, ondan bir testi su istedi, kız da uşağa su verdi ardından develerine de su verdi. Uşak kızla muhabbet edip kimlerden olduğunu öğrenmek isteyince gördü ki bu kız, Hz. İbrahim(as)’in kardeşi Nahor’un oğlu Betuel’in kızıdır. Uşak, kızın evine giderek oradakilere olanları anlattı. Onlar da Hz. İbrahim(as)’in halini hatırını sorduktan sonra Allah-u Teâlâ’nın iradesine boyun eğip Rebeka’nın Hz. İshak(as)’ın eşi olmasına razı oldular. Uşak, altın gümüş ziynetler ve giysiler, kumaşlar getirmişti onların hepsini geline, kardeşlerine ve anne babasına hediye etti. Rebeka’yı da alıp yollara düştü. Hz. İshak(as) günler boyunca onların yolunu gözlüyordu ve nihayetinde uşağın ve deve üstünde gelen Rebeka’yı görünce ayağa kalktı. Rebeka validemiz de uşağa “O bekleyen kimdir?” diye sorunca uşak Hz. İbrahim(as)’in oğlu Hz. İshak(as) olduğunu söyleyince Rebeka validemiz peçesini örttü. Uşak Hz. İbrahim(as)’a tüm olup biteni bir bir anlattı. Hz. İshak(as) Rebeka’yı rahmetli validesinin çadırına götürdü ve onunla zifaf ederek ind-i İlah’i de zevcetti.

Rebeka validemiz Hz. İbrahim(as)’in eşi Sara validemiz gibi kısırdı. Hz. İshak(as) Kadir-i Mutlak’a niyaz etti. Allah-u Teâlâ niyazını kabul etti. Bir müddet sonra Rebeka validemizin ikiz çocuklara gebe kaldığı anlaşıldı. Doğum vakti gelince iki erkek evladı oldu. Birine Esav, diğerine Yakup adı verildi. Çocuklar büyüdü ve Esav kırları seven usta bir avcı oldu, Hz. Yakup(as) ise hep çadırda oturan sakin biriydi.

Hz. İshak(as) yaşlanmış gözleri neredeyse görmez olmuştu. Hz. İshak(as) Hz. Yakup(as)’u yanına çağırıp “Kenanlı kızlarla evleneyim deme, annenin ailesine git dayının kızlarından biriyle evlen. Kadir-i Külli Şey seni mübarek kılsın, zürriyetini çoğaltsın ve kavimlerin atası olasın. Allah-u Teâlâ’nın atamız İbrahim(as)’e verdiği gurbet diyarı, sana ve soyuna miras olsun. Kavimler sana kulluk etsin, kavimler boyun eğsin. Sana lanet eden lanetli olsun, seni mübarek kılan mübarek olsun” dedi.

İlk Vahiy

Hz. Yakup(as) dayısının kızlarından biriyle evlenmek üzere yola koyuldu. Yol boyunca ilerlerken gece olmuştu, uyumak için bir taşı başına yastık yaptı, rüyaya daldı. Rüyasında gördü ki bir merdiven arş-ı âlâ’ya uzanmış. Allah-u Teâlâ’nın melaikeleri merdivenden inip çıkmaktalar. Allah-u Teâlâ Hz. Yakup(as)’a nida edip “Ey Yakup, atan İbrahim’in ve İshak’ın taptığı Allah benim. Üzerinde yattığın bu diyarı sana ve zürriyetine ihsan edeceğim. Senin zürriyetin batıya, kuzeye, güneye, doğuya yayılacak yeryüzünde ki bütün kavimler senin zürriyetinle mübarek kılınacaktır. Ben seninle beraberim, gideceğin her yerde sana eşlik edeceğim, ta ki bu diyarlara geri dönünceye dek” dedi.

Hz. Yakup(as) rüyadan uyandı yüreğini korku kapladı “Hakikaten Allah-u Âzimüşşan buradaydı” dedi ve oraya bir abide diktikten sonra yoluna devam etti.

Hz. Yakup'un Zürriyeti

Hz. Yakup(as) dayısının evini bulduktan sonra yaşadıklarını olanları anlattı. Bunun akabinde Hz. Yakup(as) dayısının küçük kızı Rahel’i gördü ve dayısından onu istedi. Dayısı başlık parası olarak kendisi için yedi yıl boyunca hizmet etmesi şartıyla razı oldu. Yedi yıl sonra Rahel ile evlenmek üzereydi ama dayısı ona hile etti ve gerdek gecesi Hz. Yakup(as)’un koynuna büyük kızı Lea’yı koydu. Hz. Yakup(as) ise bunu fark etmedi. Sabah olunca Hz. Yakup(as) durumu anladığında gidip dayısıyla münakaşa etti. Dayısı da “Burada adettir büyük kız dururken küçüğü verilmez” dedi. Hz. Yakup(as) Rahel’e âşıktı bu yüzden Rahel için dayısıyla yedi yıl daha çalışmaya razı oldu. Bundan mütevellit Hz. Yakup(as) Rahel validemizi Lea validemizden daha çok sevmekteydi.

Allah-u Teâla, Lea validemizin sevilmediğini görünce çocuğu olmasını sağladı lakin; Rahel validemiz Hz. İbrahim(as)’in eşi Sara validemiz ve Hz. İshak(as)’ın eşi Rebeka validemiz gibi çocuğu olmamaktaydı. Lea validemiz ard arda dört oğul doğurdu. Bunlara Ruben, Şimon, Levi ve Yahuda ismi verildi. Rahel validemiz, Hz. Yakup(as)’a evlat veremediği için kahroluyordu. Hz. Yakup(as)’un koynuna cariyesini koyarak, ondan evlatlar edindi. Rahel validemizin cariyesinden iki oğlu oldu. Bunlara Dan ve Naftali adı verildi. Lea validemiz çocuk doğuramaz hale geldiğinde Hz. Yakup(as)’a daha çok evlat vermek için o da cariyesini Hz. Yakup(as)’un koynuna koydu. Hz. Yakup(as)’un o cariyeden de iki oğlu daha oldu, adını Gad ve Aşer koydu. Allah-u Teâlâ Lea validemize yine inayet etti ve Hz. Yakup(as)’a iki oğul daha vermesini sağladı. Oğullarına İssakar ve Zevulun ismini verdi. Sonra da bir kız evladı doğurup ismini Dina koydu. Nihayetinde Allah-u Teâlâ Rahel validemize de inayet edip kısırlığını kaldırdı ve ona bir oğul verdi. Rahel validemiz “Allah-u Teâlâ utancımı kaldırdı” deyip oğluna Yusuf adını verdi. Hz. Yakup(as)’un ailesi çoğalmıştı, dayısına gidip artık ben gideyim dese de dayısı izin vermedi. Hz. Yakup(as)’ta bütün ailesini, sürülerini, hizmetçilerini alıp gizlice yola düştü. Yol boyunca ilerlerken Rahel validemiz yine doğum yaptı lakin doğum sırasında terk-i diyar etti.. Hz. Yakup(as) Rahel validemizden olma oğlunu kucağını aldı ve ona Bünyamin adını verdi.

İkinci Vahiy

Yolda ilerlerken Allah-u Teâlâ Hz. Yakup(as)’a yine seslendi, onu mübarek kılıp “Sana Yakup diyorlar ama bundan böyle sen Yakup olarak değil, İsrail olarak çağrılacaksın. Ben Kadir olan Allah’ım. Semereli ol, çoğal, senden bir kavim çıkacak ve senin zürriyetinden hükümdarlar doğacak, İbrahim’e, İshak’a vereceğimi söylediğim Arz-ı Mevûd'u senin zürriyetine bahşedeceğim” dedi. Hz. Yakup(as) oraya da bir abide dikti ve “Allah-u Teâlâ burada benimle konuştu” deyip oraya Beyt-el (Allah’ın Evi) adını verdi.

Allah-u Teâlâ, Hz. Yakup(as)’a inayet etti ve onun zürriyetini çoğalttı, putperest halkların önünde Allah-u Teâlâ’yı ikrar etmeleri ve O’nun tek gerçek ilah olduğunu hayatlarında amelleriyle gösterebilmeleri için bu kavimi seçti. Allah-u Teâlâ Hz. Yakup(as)’a İsrail adını verdi. Hz. İsrail(as)’in zürriyetinden peygamberleri, hükümdarları göndereceğine dair söz verdi.

Hz. İshak(as) yaşlanıp vefat ettiğinde oğulları Hz. Yakup(as) ve Esav onu Hz. İbrahim(as)’in yanına defnettiler. Ve işte Allah-u Teâlâ’nın zürriyeti çok olsun diye Hz. İsrail(as)’e verdiği evlatlar böyledir. Lea validemiz ve cariyesinden olanlar; Ruben, Şimon, Levi, Yahuda, İssakar, Zevulun, Gad, Aşer. Rahel validemiz ve cariyesinden olanlar; Dan, Naftali, Yusuf, Bünyamin. Allah-u Teâlâ onları on iki aşiretin reisi kıldı. Böylelikle Hz. İsrail(as)’in soyuna da İsrailoğulları denildi.

Kıssasdan Hisse

Hz. İbrahim(as)’ın başlattığı hanif iman Hz. İshak(as)’la oradan da Hz. Yakup(as) ile devam etmiştir. Bundan dolayıdır ki Allah-u Teâlâ'ya "İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un Allah'ı" denilir. Allah-u Teâlâ ahdini tutan tek gerçek ilahtır. Hz. İshak(as) ve Hz. Yakup(as) Allah-u Teâlâ’nın onların zürriyeti aracılığıyla, dünyada tek Allah’a tapan bir kavmin hâsıl edildiğini bilmeseler de yeri göğü yaratan Hakim-i Zül-Celal’e iman ve itaat ederek gündelik hayatlarını idame etmekteydiler. Hanif imanı başlatan Hz. İbrahim(as) gibi Hz. İshak(as)’lara Hz. Yakup(as)’lara öncü olmak için ne yapabilirim? İsrailoğulları nasıl ki Hz. İbrahim(as), Hz. İshak(as) ve Yakup(as)’un zürriyetiyse, Allah-u Teâlâ’ya iman eden bizler de manen Hz. İbrahim(as)’in Hz. İshak(as)’ın ve Hz. Yakup(as)’un zürriyeti sayılırız. Peki, benim bedenen veya manen evlatlarım kimlerdir? Hanif iman yolunda nasıl bir zürriyete sahip olmak istiyorum?

Kaynakça

Tevrat-ı Şerif: Yaratılış 24, 25:19-27, 28:10-21, 29, 30:1-24, 35:9-15, Yeşu 24:3-4

İncil-i Şerif: Matta 1:1-2 8:11, 22:32, Markos 12:26, Luka 3:34, Elçilerin İşleri 7:8, Romalılara Mektup 9:6-15, Galatyalılara Mektup 4:28-31, İbranilere Mektup 11:9,18,20

Kur’an-ı Kerim: Bakara 133, En’am 83-84, Enbiya 72-73, Sâd 45-47, Meryem 49-50, Ankebût 26-27